Yenilenebilir Enerjiden Elde Edilen Hidrojen
Projenin merkezinde, beş megavat kapasiteli bir elektroliz tesisi yer alıyor. Yenilenebilir kaynaklardan elde edilen elektrik yardımıyla su, hidrojen ve oksijen bileşenlerine ayrıştırılıyor. Bu şekilde üretilen hidrojen, üretim sürecinde fosil yakıtların kullanılmaması nedeniyle “yeşil” olarak kabul ediliyor. Gelecekte Bergla’da yıllık 750 tona kadar yeşil hidrojen üretilmesi planlanıyor.
İhtiyaç duyulan elektriğin önemli bir kısmı, Deutschlandsberg ilçesindeki Energie Steiermark rüzgâr santrallerinden sağlanacak. Yeni üretim tesisi, Wolfram AG’nin faaliyet gösterdiği St. Martin sanayi bölgesi ile doğrudan bir hatla bağlanacak. Böylelikle, yenilenebilir enerjinin endüstriyel uygulamalar için doğrudan kullanıldığı bölgesel bir değer zinciri oluşturulacak.
Sanayi için önemli bir adım
Wolfram AG, dünya çapında yüksek kaliteli volfram tozu üreticileri arasında öncü bir konumdadır ve uluslararası Sandvik Grubu’nun bir parçasıdır. Üretim, iklim dostu teknolojilere geçişinin özellikle zorlu olduğu enerji yoğun endüstriyel süreçler arasında yer almaktadır. İşte tam da bu noktada yeşil hidrojen devreye giriyor.
Bu yeni enerji kaynağının kullanımı sayesinde gelecekte yılda 8.500 tona kadar CO₂ tasarrufu sağlanması hedefleniyor. Aynı zamanda proje, şirketin emisyonlarını önemli ölçüde azaltma ve 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşma yönündeki uzun vadeli stratejisini destekliyor.
Geleceğin teknolojisi için milyonlarca avroluk destek
Hidrojenin enerji dönüşümünün anahtar teknolojisi olarak kabul edildiği, kamu desteğinden de anlaşılmaktadır. Federal Ekonomi, Enerji ve Turizm Bakanlığı, önümüzdeki on yıl boyunca projeye 28,5 milyon avroya kadar destek sağlayacaktır. İnşaat çalışmalarının 2026 sonbaharında başlaması, tesisin ise 2027 yılında devreye alınması planlanıyor. Daha fazla endüstriyel müşteriye yeşil hidrojen tedarik edebilmek amacıyla tesisin ileride genişletilmesi de şimdiden gündemde.
İklim açısından nötr bir gelecek için bir yapı taşı
Birçok sektör halihazırda doğrudan yenilenebilir elektriğe geçebilse de, elektrifikasyonun sınırlı ölçüde mümkün olduğu endüstri dalları da bulunmaktadır. Yeşil hidrojen, bu alanlarda fosil yakıtların yerini almanın ve üretim süreçlerini iklim dostu hale getirmenin sayılı gerçekçi seçeneklerinden birini sunuyor. Bergla’daki bu #schongeniale projesi, enerji tedarikçileri ile sanayi şirketlerinin iklim koruma ve rekabet gücünü bir araya getirmek için nasıl ortaklaşa yeni yollar açabileceğini gösteriyor.